İletişim 

Ülkem Partisi 

(90)544 681 59 53

Parti Tüzük Tam Metin

Image
Genel Başkanımız Sayın neşet Doğan Edirne İl Başkanlığına Erdal Ertene Mazbatasını Takdim ederken
Image
Genel Başkanımız Sayın Neşet Doğan Doğu ve Güneydoğu ziyaretlerini gerçekleştiriyor.

Parti Programı 

PARTİ PROGRAMI

1 - TAKDİM

2 - GEREKÇEMİZ

3 - İLKELERİMİZ

a- Bağımsızlık

b- Milliyetçilik c- Devletçilik

d- Adalet ve demokrasi e- Eğitim ve kültür

f- Üretim ve paylaşım

g- Bilim ve gelişim

4 - HEDEFİMİZ

5 – ÇAĞRIMIZ

6 - PROGRAM DETAYLARIMIZ

6.1. Bağımsızlık

6.2. İnsan / Millet

6.3. Millî Devlet

6.4. Millî Güvenlik

6.5. Terörle Mücadele

6.6. Şehit Aileleri ve Gazilerimiz

6.7. Kamu Yönetimi

6.8. Yerel Yönetimler

6.9. Dış Politika

6.10. TürkBirliği

6.11. Anayasa ve Hukuk Sistemi

6.12. Hukukun Üstünlüğü

6.13. Yargı Bağımsızlığı

6.14. Lâiklik

6.15. Siyasi Partiler ve Seçim Kanunları

6.16. Kadın – Aile ve Çocuk

6.17. Eğitim ve Öğretim

6.18. Gençlik

6.19. Kültür – Sanat

6.20. Sağlık

6.21. Spor

6.22. Ekonomi (Üretim ve Paylaşım – Toplumsal Fayda Ekonomisi)

6.23. Dış Ticaret

6.24. Sanayii

6.25. Çalışma Hayatı ve Sosyal Güvenlik

6.26. Esnaf ve Sanatkârlarımız

6.27. Vergi Sistemi

6.28. Bankacılık – Finans – Döviz – Borsa – Faiz

6.29. Gelir Dağılımı

6.30. Özelleştirme

6.31. Tarım ve Hayvancılık

6.32. Enerji

6.33. Denizcilik

6.34. Madencilik

6.35. Turizm

6.36. Ulaşım

6.37. Kentleşme

6.38. Doğa ve Çevre

6.39. Hayvan Hakları

6.40. STK – Sivil Toplum Kuruluşları

6.41. Tüketici Hakları

6.42. İletişim – Medya ve Basın Özgürlüğü

6.43. Bilim – Gelişim ve Teknoloji

7-SONSÖZ

1.TAKDİM

“Siyasetle uğraşmayan onurlu, asil ve aydın insanların sonu; onursuzlar, işbirlikçiler ya da cahiller tarafından yönetilmektir.”

İnsan yaradılışı gereği toplu yaşamak zorunda olan sosyal bir varlıktır.

İlk çağlardan başlayarak aynı coğrafyada yaşayıp, aynı dili konuşan insan toplulukları zaman içinde milletleri meydana getirmişlerdir. İnsanların bir arada yaşama mecburiyeti, toplumsal kuralları ve bu kuralları uygulayacak kurumları doğurmuştur. Bu kurallar hukuku, uygulayıcı kurumlar ise üst yapı olarak devleti oluşturmuştur.

Zayıf düşen uygarlıklar, devletler ve milletler asırlar içinde azalmışlar, dönüşmüşler / yok olmuşlar ve bu günkü dünya yapısı (coğrafi devletler / demografik milletler) ortaya çıkmıştır.

Devletlerin birbiri ile olan ilişkilerini düzenlemek ve ortaya çıkan anlaşmazlıkları gidermek amacıyla da devletlerarası hukuk ve devletlerarası kurumlar meydana gelmiştir.

Zaman içinde ortaya çıkan değişik inançlar, kural koyma ve uygulamadaki farklılıklar siyasi yönetim anlayışlarını belirleyerek devlet yapılarını şekillendirmiştir.

Teknoloji, ulaşım ve iletişimdeki gelişmeler mesafeleri yok etmiş, devletleri / milletleri birbirine daha da yaklaştırmıştır. Ateşi, tekerleği, patlayıcı silahları, telefonu, bilgisayarı, uçağı ve uzayı keşfeden insanoğlu bilgisini ve teknolojiyi bazen diğer insanların haklarını ele geçirmek için kullanmış, acımasızca zulmetmiştir. Toprak, su, altın, enerji gibi kaynaklara sahip olmak isteyen egemen güçler arasında yaşanan çekişmeler ve savaşlar ise dünyamızın en büyük sorunu ve utancı olmuştur.

İnsanoğlu ilerleyen zaman içinde ortaya çıkan sorunlarla başa çıkabilmek için düşünmüş, araştırmış; yaşadığı sorunlara farklı çözüm önerileri geliştirmiştir. Modern çağın köle ve silah tüccarları ise bu çözüm önerileri arasındaki farklılıkları bile ayrışma ve kavga sebebi olarak kullanmış, ideolojik savaşlar çıkarmaktan çekinmemiştir. Materyalist emperyalizmin dayatmacı ve tekelci dünya düzeni içinde büyük yalanlarla aldatılan, bölünen insanların çoğunluk haline geldiği günümüzde, sömürgeci patronlar ve işbirlikçi piyonları dünyamızı kan gölüne çevirmişlerdir.

İnsana, inançlara, emeğe, bilime ve yaşayanlara saygı göstermeyi unutan; düşünürlerini, gönüllü hizmetkârlarını ve sevenlerini yaşarken gömen, aciz / korkak / kan emici / ölü sevici siyasi yönetim anlayışı ülkemizi de mutsuz ve umutsuz insanların çoğunlukta olduğu yaşanmaz bir hale getirmiştir.

İnsanın en büyük hakkı yaşam hakkıdır. İnsanı yok sayan, emeğini yok sayan, inançlarını yok sayan,çalan, gasp eden insanlık düşmanı bu sömürü düzeninin yok edilmesi, her türlü olumsuzluğa rağmen; yine özgür düşünebilen, akıllı, cesur, onurlu ve inançlı siyasi kadrolar tarafından gerçekleştirilecektir.

Biliyor ve inanıyoruz ki: “Milletin geleceğini yine milletin azim ve kararlılığı kurtaracaktır.” 

Ülkem Partisi bu inancın sahibi ve merkezidir. 

Ülkem Partisi günün gereklerine dayalı kolaycı bir siyaset anlayışı yerine “Bağımsızlık, Milliyetçilik, Devletçilik Adalet ve Demokrasi, Eğitim ve Kültür, Üretim ve Paylaşım, Bilim ve Gelişim” ilkelerinden oluşan 7 ana ilkesiyle siyaset yapan; milleti için millî ,yerli ve birleştirici çözümler üreten, ilke, hedef, sorumluluk, proje ve kadro sahibi siyasal bir merkezdir.

Partimizin insana, millete, devlete, hukuka, fikir ve inançlara, üretim ve paylaşıma, sağlık ve eğitime, dünyaya ve olaylara bakışını açıklayan bu programın milletimiz için yeni bir umudun, çözümün ve kurtuluşun başlangıcı olacağına inanıyoruz.

Partimizin kuruluş felsefesi olan “Tüm ülkemiz birlik” ile “Millet için devlet” / “İnsanı yaşat ki, devlet yaşasın” anlayışı; mutlu, huzurlu, güçlü, lider bir Türkiye’nin anahtarı olacaktır.

Oğuz Kaan’la başlayıp, Atilla, Bilge Kaan, Alparslan, Osman Bey, Fatih Sultan Mehmet Han ile devam ederek dünya tarihinin kaydettiği en büyük lider Gazi Mustafa Kemâl Atatürk’ün önderliğinde, saldırı ve işgale direnerek dünya dengelerini değiştiren tarihten daha eski milletimizin kurduğu, ezilen ve sömürülen dünyaya örnek olmuş bir devleti yönetmeye talip olmanın sorumluluğunun farkında olarak; dünyanın en güzel coğrafyasında yaşamanın, büyük devlet olmanın bir bedeli olduğunu bilerek diyoruz ki: “Ülkem Partisi;

milletimizden aldığı güçle yıllardır üstümüzde oynanan büyük oyunları bozan, derebeylerin korku imparatorluğunu ve haram saltanatını yıkan, makamlara değil gönüllere taht kuran bir parti olacaktır.”

ÜLKEM; insana ve inanca saygının zirvesi, ekonomide çalmayan / çaldırmayan, siyasette bölmeyen/ böldürmeyen anlayışın siyasal merkezi olacaktır.

Ülkem Partisi iktidarında;

•Her alanda üretim seferberliği ilan etmeye kararlıyız.

•Gelir dağılımını düzeltmeye kararlıyız.

•Köle seçmen anlayışını bitirmeye; her ailemize bir ev, her eve bir iş sağlamaya kararlıyız.

•Açlık ve yoksulluk sınırı altında asgari ücret utancına son vermeye kararlıyız.

•Cehaleti, yoksulluğu, yolsuzluğu, yalnızlığı, bölücülük ve terörü, öğretilmiş / öğrenilmiş çaresizliği ve kontrollü kaosu bitirmeye kararlıyız.

•Ellerinizle büyüttüğünüz vatan evlâtlarımızdan vücut bulmuş millî kadrolarımızla; Okul kent’lerde eğitim gören, Bilim kent’lerde araştıran ve geliştiren, İşkent’lerde ve Tarımkent’lerde birlikte çalışan / birlikte üreten, Şifâ kent’lerde insanlarımızın sağlık bulduğu, Doğa kent’lerde, Yaşam kent’lerde, Metro kent’lerde parklarında / bahçelerinde çocuklarımızın oynadığı, karnı tok, beyni tok, sağlıklı, gözlerinin içi gülen, mutlu ve huzurlu insanların yaşadığı, ilim ve sanatın takdir gördüğü, demokrasinin, adalet ve hukukun egemen olduğu Lider Türkiye’yi oluşturmaya ve yönetmeye talibiz.

•Şartlar ve bedeli her ne olursa olsun, yolumuza çıkacak bütün engelleri aşarak / yok ederek “Turan” ülkümüze ulaşabilmek için “Lider

Ülke Türkiye” inancımızı gerçekleştirmeye; “Büyük Türkistan” hedefine ulaşmaya istekli, inançlı, azimli ve kararlıyız.

Bu uğurda hiçbir kişi ve kurumdan emir ve izin almayacağımız gibi milletimizin çıkarları üzerinde hiçbir çıkar, milletimizin iradesi dışında

siyasi hiçbir irade tanımadığımız açıkça ve kesinlikle bilinmelidir.

Akıl, bilim ve inançla; halka hizmetin Hakk’a hizmet olduğuna inanarak bu yola çıkıyoruz.

Kalbi millet aşkı ile dolu, bilgili, birikimli ve inançlı kadrolarla; üretmeyenin tükendiğini bilerek çalışıyoruz.

Partimizin, ilkelerimizin, hedeflerimizin, programımızın ve çalışmalarımızın; gönlüne, hayır duasına ve desteğine talip olduğumuz asil milletimize, devletimize ve bütün insanlığa hayırlı olmasını, hayırlara vesile olmasını temenni ediyoruz.

Aziz milletimize saygılarımızla arz ederiz.

 

2 - GEREKÇEMİZ

Tarihi süreç olarak içinde bulunduğumuz zaman diliminde milletimizin içine düştüğü/düşürüldüğü sıkıntılardan bir an önce çıkabilmesi için devletimizi yöneten hükümetlerin uyguladığı yanlı ve yanlış politikalar kadar çözüm konusunda diğer siyasi yapıların da yetersiz olduğu görülmektedir. Milletimizin yaşadığı sıkıntıları çözmek bir yana bizzat kendileri sorun üreten iktidarlar kadar milletimizin çözüm yolunu tıkayan, yıllardır milletimizi avutan ve uyutan diğer siyasetçiler de sorumluluk taşımaktadır.

Mevcut durumun bugünkü haliyle devamı durumunda milletimizi bedeli çok daha ağır, çok daha büyük sıkıntılar beklemektedir. Dün’ü bilen, bugün’ü yaşayan, yarınlar hakkında milleti adına endişeleri ve projeleri olan vatan evlâtlarının bir kenarda oturup sessizce bu kötü gidişi izlemesi düşünülemez.

Bu nedenle; mevcut sıkıntılarımızı çözmek kadar geleceğimizi güven altına almak için, milletimizin varlığı, birliği, huzuru ve refahı için ilkelerimizle, hedefimizle, projelerimizle ve kadromuzla milletimizin gönlüne ve devletimizin yönetimine talibiz.

Partiler; devleti yönetmek için ilke ve programları ışığında, yasalarımız içinde faaliyet gösteren kuruluşlardır. Devlet yönetimine talip

olmanın yasal mecburiyeti ‘siyasi parti’ olmaktır.

Siyaset ve parti bizim için amaç değil, devletimizi yöneterek milletimize hizmet yolunda bir araçtır. ÜLKEM PARTİSİ, bu bakış açısı ve bu gerekçeyle kurulmuştur.

3 – İLKELERİMİZ*

*a. Bağımsızlık

Ferdi, millî, ekonomik ve siyasi anlamda bağımsızlık birinci ilkemiz olduğu gibi olmazsa olmaz anailkemizdir. Biz bağımsızlık dediğimiz

zaman "tam bağımsızlık" dediğimiz, "Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir" dediğimiz anlaşılmalıdır.

Siyasal hiçbir tanımlama ve siyasal hiçbir değer milletimizin ve devletimizin bağımsızlığının üstünde olamaz. Bu nedenle NATO, Avrupa Birliği ve Gümrük Birliği gibi egemenliğimizin ve bağımsızlığımızın kısmen bile olsa devri ve/veya kontrolü anlamına gelebilecek bütün birliklere karşı olduğumuz bilinmelidir.Ülkemizin menfaati doğrultusunda tüm ülekerle ikili ilişkilerimiz samimi ve sıcak olacaktır. Biz uluslararası bütün işlerde ve ilişkilerde Birleşmiş Milletler Teşkilatı'nın yeniden düzenlenerek adil bir şekilde çalıştırılması gerektiğine inanıyoruz.

Biz; Türk Milleti'nin varlığı/birliği/bütünlüğü ve bağımsızlığı üzerinde hiçbir kişi, kurum veya siyasi irade kabul etmeyiz.

Söz konusu milletimizin bağımsızlığı olduğunda bizim için tek ölçü Gazi Mustafa Kemâl Atatürk’ün ölçüsüdür: "Ya istiklâl, ya ölüm."

*b. Milliyetçilik

Milletini sevmek, milletine mensubiyet şuuru ve aidiyet gururu ile bağlı olmak; milletinin millî, manevi bütün ortak değerlerine sahip,

bağlı ve saygılı olmak demektir.

Bizim milliyetçilikanlayışımız; inançlarımızı, maneviyatımızı reddeden şuursuz ırkçılık anlayışını kabul etmediği kadar millîyetimizi ve aidiyetimizi reddeden soysuz milliyetçilik anlayışını da kabul etmeyen bir milliyetçiliktir.

Bizim milliyetçiliğimiz bizi biz yapan inançlarımızı, millî ve manevi değerlerimizi aynı gönülde yaşatan bir milliyetçiliktir. Bizim milliyetçiliğimiz; soysuz ve inançsız olmayanların milliyetçiliğidir.

Bizim milliyetçiliğimiz, zekâtın veriliş ölçüleri esası ile yakınlarından başlayarak öncelikle bütün milletini ve nihai olarak bütün insanlığı kucaklamayı hedefleyen bir milliyetçiliktir.

Bizim milliyetçiliğimiz dostuna olduğu kadar düşmanına da adaletle yaklaşabilen, cephede aç düşman askerine ekmek ve su verebilen, siperde yaralı düşman askerinin yarasını sarabilen, insan olmanın sembolü vatan evlâtları’nın  millîyetçiliğidir.

Bizim milliyetçiliğimiz “Vatan sevgisi imandandır” inancını, "Ne mutlu Türküm diyene" gururunu, "Varlığımız Türk varlığına armağan

olsun" fedakârlığını aynı gönülde taşıyabilenlerin milliyetçiliğidir.

Bizim milliyetçiliğimiz; kökü mazide, gözü âtide olan binlerce yıllık Türk Milliyetçiliği’dir.

*c. Devletçilik

Milletimizin vatanı ile bölünmez / bölünemez bütünlüğünün temsilcisi ve hukuki teminatı devletimizdir. Biz devlet veya devletçilik

dediğimiz zaman; yöneticilerini milletin seçtiği devlet şekli olan Cumhuriyetçilik dediğimiz anlaşılmalıdır. Bu nedenle ilkemizi "Devletçilik ve Cumhuriyetçilik" olarak da ifade edebiliriz.

Devletçilik anlayışımızın temeli; milletimize hizmet eden, "İnsanı yaşat ki devlet yaşasın" düsturunda öz olarak belirtilen devlet anlayışını hakim kılmaktır. Asil milletimizin asırlardır devletimizi baba olarak görmesinden dolayı ve devletimize yakıştırdığı "Devlet Baba" anlayışını yeniden tesis etmektir.

Egemenliğin kayıtsız, şartsız milletimize ait olduğu, cumhuriyet nitelikli, milletimizin varlığını/birliğini/bütünlüğünü/huzurunu ve çıkarlarını her şeyin üstünde tutan, milletimize hizmet etmekle gurur duyan bir devlet... "Milleti için; gündüz oturmayan, gece uyumayan bir devlet..." Adaleti ve güvenliği sağlamış, hakkı ve hukuku üstün tutan, adil ve güvenilir bir devlet... Bizim devlet ve devletçilik anlayışımız budur.

*d. Adalet ve Demokrasi

Adalet: Dünyamızın ve insanın yegane varlık sebebi…

Adalet, adil olmak... Masumu korurken masuma olduğu kadar suçluya da adil olabilmek... Adalet; kendimize, insana, millete, doğaya, devlete, inançlara, herkese ve herşeye adalet... Adalet; bizim anladığımız / bizim istediğimiz devletin temeli, asli görevi...

Adaletin olmadığı yerde ne olabilir ki: Kan, gözyaşı, acı ve ızdırap... Bu nedenle adalet... Hepimiz için, herkes için ve her zaman adalet...

Demokrasi; millî irade... Demokrasi; milletin iktidarı... Demokrasi; yöneticileri milletin seçim yoluyla görevlendirmesi... Demokrasi; bir yaşam biçimi ve hayat felsefesi…

Demokrasi; herkesin kendisini özgürce ifade edebilmesi, hayatını ve inançlarını dilediği gibi yaşayabilmesi... İşte bu nedenle demokrasi...

Sözde değil özde adalet ve demokrasi... Bütün insanlık alemi için adalet ve demokrasi...

*e. Eğitim ve Kültür

Milleti millet yapan asli unsur dil'dir. Dil aynı zamanda eğitimin, kültürün, edebiyatın ve sanatın da ana temelidir. 

ÜLKEMİZDE ETNİK DİLLER MEVCUTTUR FAKAT TÜM DÜNYADA OLDUĞU GİBİ ÜLKELERİN BİR ORTAK ANA DİLİ MEVCUTTUR. Bu nedenle eğitim ve kültür politikalarımız dilimiz Türk'çe temeli üzerine kurulmuştur.

Eğitim; en küçük yaşta aileden başlayarak okul ve sosyal çevre ile devam eden eğitme/öğretme sürecidir. Doğduğumuz günden başlayıp mezarda biten eğitim süreci günümüzü ve gelecek nesilleri birebir ilgilendirdiği için hükümetlerin keyfi politikalarına bırakılamayacak kadar ciddi bir devlet uygulaması haline getirilecektir.

Eğitim politikamız milletimizin millî ve manevi değerlerine, kültürüne birebir bağlı nesiller yetiştirmek için akıl, bilim ve inançla çağa uygun yeniden ve acilen düzenlenecektir. Kültür dünümüzün bugünümüze getirdiği sonuç ise, eğitim; bugünü anlamanın ve yarına bırakabileceklerimizin yegâne yoludur. Eğitim; ilgili bakanlığımızın isminde olduğu gibi "millî" olacak, mutlu, huzurlu ve güvenli bir ülkede yaşama hakkına sahip olduğuna inandığımız evlatlarımızı kültürümüze ve çağa uygun bir şekilde eğiterek yarınlarımızı

hazırlayacaktır.

Başımızı kuma gömmeden ve özümüzden kopmadan; bilmediklerimizi öğrenerek, bildiklerimizi öğreterek/paylaşarak bize yakışan şekilde yaşamanın yolu: Eğitim ve Kültür.

*f. Üretim ve Paylaşım

Üretmeyen tükenir, adil bölüşmeyen savaşır. “Birlikte üretip adaletli bir ölçüyle paylaşacağız.” Ekonomide, üretim/tüketim/paylaşım

dengesinde ana ilkemiz budur.

İnsanın insanca yaşaması için gereken üretim kadar paylaşım da adil olmazsa toplumda sosyal denge bozulur. Yapmamız gereken birlikte üretmek ve adil paylaşımı sağlayacak ekonomik/yasal düzenlemeleri hayata geçirmek olacaktır.

Her siyasi sistemin kendine has bir ekonomi modeli ve/veya her ekonomik sistemin bir siyasal modeli vardır. Bizim ekonomide esas aldığımız üretim/tüketim/paylaşım dengesini kurmak, millî geliri arttırarak geliri tabana yaymak suretiyle gelir dağılımındaki adaletsizliği

düzeltmek ve insanımıza insanca bir yaşam modeli sunmak olacaktır.

Üretim/tüketim/paylaşım dengesini kurarken üretimi ve istihdamı arttırmak kadar dışa bağımlılığı kaldırmak ana esaslarımızdan birisi olacaktır.

Perakende ve inşaat sektörlerine dayalı, borçlanmaya ve ithalata dayalı bir ekonomi yerine üretime ve ihracata dayalı bir ekonomik sistem kuracağız.

Ekonomiye ve insana ayrı gözlüklerle, çifte standartlarla bakmak bizim insan ve adalet anlayışımıza uygun değildir. Hak yemeyeceğiz, sömürmeyeceğiz… Milletimizin hakkının yenmesine ve sömürülmesine de asla izin vermeyeceğiz. Çalmayacağız, çaldırmayacağız. Birlikte üreteceğiz, adaletle paylaşacağız, mutlu ve huzurlu, insanca yaşayacağız.

*g. Bilim ve Gelişim

Bütün işlerimiz bilimsel esaslar içinde ve milletimizin gelişmesine hizmet eder şekilde olmalıdır. Akıl ve bilime aykırı, kültürümüzle ve inançlarımızla bağdaşmayan, milletimizin gelişmesinde fayda sağlamayacak içi ve sonu boş uygulamalara asla izin verilmemelidir. Milletimizin zaman, güç ve insan kaybına tahammülü yoktur.

Bize düşen; çözüm üretmek, akıl, bilim ve inançla milletimizin gelişmesi için çaba harcamak, projeler geliştirip uygulamak ve mutlaka sonuç almak olmalıdır.

4 – HEDEFİMİZ

*Bağımsız Birey / Bağımsız Millet / Bağımsız Devlet / Bağımsız Ekonomi,

*Huzurlu ve Güvenli Bir Vatan,

*Çalmayan / Çaldırmayan ve Bölmeyen / Böldürmeyen Bir Yönetim,

*Milletimizin varlığını/birliğini/bütünlüğünü sağlayacak, insan hak ve hürriyetlerini (millet menfaati esas alınarak) milletimize yakışacak şekilde düzenleyen, insan merkezli bir anayasa ve hukuk sistemi,

*Herkesin kendisini dilediği gibi ifade edebildiği / inançlarını özgürce yaşayabildiği insanca bir düzen,

*Hiç bir insanımızın aç kalmadığı, dışa bağımlılıktan kurtulmuş / üreten, paylaşan, ihraç eden güçlü bir ekonomi,

*Herkes için sağlık,

*Gücü değil hakkı üstün tutan bir adalet,

*Türkçemiz'in bilimde, iletişimde, teknolojide, kültür ve sanatta dünya dili olmasını sağlayacak; kültürümüze ve çağımıza uygun bilimsel bir eğitim,

*İnsanımızı, aileyi, toplumu, doğayı, çevreyi korumakla yetinmeyip geliştirmeye çalışan hassas bir anlayış,

*Cehaleti ve yoksulluğu yok etmeye kararlı süreklilik arz eden bir gayret,

*Çocuklarımızın aç uyumadığı, milletimizin yüzünün güldüğü bir ülke,

*Vatandaşını "kul" olarak gören bir anlayış değil; vatandaşını koruyan, kollayan, "evlât" olarak bağrına basan bi devlet anlayışı,

*Milletimizin, Tek Dil / Tek Vatan / Tek Devlet / Tek Bayrak olarak hür iradesi ve gönül rızası ile seçtiği "Vatan Evlâtları" tarafından

yönetilen; milletimize ve insanlık âlemine yakışan, millet kontrolünde bir devlet düzeni kurmak hedefimizdir.

Hedeflerimizi gerçekleştirebilmek amacıyla "7 İlkemiz" doğrultusunda "Milletimiz için Milletimizle" birlikte "Gündüz oturmadan, gece uyumadan" bıkıp-usanmadan, yorulmak nedir bilmeden çalışmaya azimli ve kararlıyız.

Aziz Milletimiz’e saygılarımızla arz ederiz. 

5 - ÇAĞRIMIZ *

“Cehalet ve yoksulluk bitsin” diyorsanız… “Sömürü bitsin” diyorsanız… “Üretmeyen tükenir” diyorsanız…

“Emeğe saygı, paylaşımda adalet” diyorsanız…

“Açlık sınırı altında asgari ücret; onursuzluktur” diyorsanız… “Zam, zulüm, açlık, işsizlik, bölücülük ve terör bitsin” diyorsanız… “İnanca saygı, insana saygıdır” diyorsanız…

“Öğretilmiş / Öğrenilmiş çaresizliğe hayır” diyorsanız…

“Korku imparatorluğu üzerine kurulmuş haram saltanatı devrine; demokratik, yasal, siyasal bir çözüm” arıyorsanız… “Artık yeter” diyorsanız: “Devlet için millet değil, millet için devlet” diyoruz.

"İnsanı yaşat ki, Devlet yaşasın" diyoruz. 'Mevzuu bahis vatansa' , "Biz varız" diyoruz.

“Siyasetle uğraşmayan onurlu ve aydın insanların sonu, onursuzlar ya da cahiller tarafından yönetilmektir” diyoruz. ÇÖZÜM YOLU SİYASET; UMUDUN ADI “ÜLKEM PARTİSİ” DİYORUZ.

KOMŞUSU AÇKEN TOK YATAN İNANÇ TÜCCARLARINA ve BUNU SEYREDENLERE "HESAP ZAMANI” DİYORUZ. “KİRLİ SİYASET BİTECEK; KORKAK DİKTATÖRLER, KUKLA DEREBEYLER GİDECEK” DİYORUZ.

Halka hizmet Hakk’a hizmet düsturu ile akıl, bilim ve inançla” çıktığımız bu kutlu yolda "Milletimiz için Milletimizle" birlikte, aziz milletimizin hayır-duası, desteği ve bizzat katılımı ile partimizin tavrını ilan ediyoruz.

Biliyor ve inanıyoruz ki: Milletimiz içine düştüğü / düşürüldüğü bu çıkmazdan yine kendi "azim ve kararlılığı" ile kurtulacaktır.

Bu süreçte; bizim gibi düşünen insanımızla "yan yana, el ele, omuz omuza" olmak gücümüze güç katacaktır. Sizi; sıkıntılarından kurtulmuş, mutlu, huzurlu, güçlü ve büyük bir ülkeyi birlikte yönetmeye davet ediyoruz. Cenab-ı Hakk’ın milletimiz hakkında hayırlı olanı nasip etmesi dileği ve saygılarımızla,

 

6 - PROGRAM DETAYLARIMIZ

Giriş bölümünde açıkladığımız genel bakış, gerekçeler ve sonraki bölümde açıkladığımız olmazsa olmaz “İlkemiz ve hedeflerimiz” dahilinde ana konulara genel bakışımız:

*6.1. Bağımsızlık

Ferdi, millî, ekonomik ve siyasi anlamda bağımsızlık birinci ilkemiz olduğu gibi olmazsa olmaz ana ilkemizdir. Biz bağımsızlık dediğimiz

zaman "tam bağımsızlık" dediğimiz, "Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir" dediğimiz anlaşılmalıdır. Bizler; Türk Milleti'nin varlığı / birliği

/ bütünlüğü ve bağımsızlığı üzerinde hiçbir kişi, kurum veya irade kabul etmeyiz. Milletimiz için bağımsızlık yoksa sonrasını ifade etmenin gereksiz olduğuna inanırız. Bu nedenle bağımsızlık her yerde ve her zaman tartışılmaz ve vazgeçilmez, olmazsa olmaz ilk şartımızdır.

*6.2. İnsan / Millet

Evlâtlarına Adem, Davut, İsa, Musa, Muhammet, Ali, Ayşe, Meryem isimlerini veren binlerce yıllık soylu bir geleneğin sahipleri ve temsilcileri olarak siyasal anlayışımız ve devlete bakışımız insan / millet merkezlidir. Bu anlayışımızın milletimiz için olduğu kadar bütün insanlık alemi ve dünya barışı için de çifte standarttan uzak gerçek çözüm olduğuna inanırız. Önce insan / önce millet yaklaşımı içinde bir siyaset anlayışını, devlet yönetimini esas alırız. İnsan haklarına evrensel hukuk nizamı içinde olduğu kadar “kul hakkı” çerçevesinde de bakar, insanımızı hizmet edilmesi gereken kutsal bir emanet olarak görürüz. Millet menfaâti asıl olmak üzere insan haklarını tartışmasız hak olarak kabulederiz.

*6.3. Millî Devlet

“İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” felsefesi devlete bakışımızın ana temelidir. “Devlet için millet değil, millet için devlet” anlayışı ile milletimize yakışan, uygulamalarıyla da bizi temsil eden bir devlet anlayışını benimsiyoruz. Milletimizin bağımsızlığını, varlığını, birliğini, bütünlüğünü, ekonomik refahını, sağlığını, eğitimini, huzurunu, güvenliğini, asli çıkarlarını ve adaleti esas alan millî bir devlet anlayışına, öz olarak ifade edersek vatandaşını kul olarak değil evlât olarak gören binlerce yıllık devlet geleneğimizde yer alan “devlet baba”

anlayışına inanıyoruz.

Biz devlet dediğimiz zaman ilkelerimizde açıkladığımız gibi yöneticilerini milletin seçtiği millî, demokratik bir cumhuriyet anlaşılmalıdır. Bizim yönetimimizde devletimizin kuruluş felsefesi özenle muhafaza edilerek yönetim anlayışı ve kadro yapısı yeniden tanzim edilecek, bu nedenle öncelikle bakanlıkların yapısı ve yetkileri ihtiyaçlarımıza ve geleceğe yönelik olarak yeniden yapılandırılacaktır.

ÜLKEM PARTİSİ iktidarında millet merkezli millî ve dünya standartlarının üzerinde bir anayasa, demokratik bir siyasi partiler ve seçim kanunu öncelikle ele alınmakla birlikte işleyiş olarak mevcut bakanlıklarımızın daha verimli ve daha aktif çalışabilmesi için;

•Millî Güvenlik Konseyimiz, mevcut kadrosunun yanında devlet tecrübelerinden istifade etmek için; emekli devlet başkanlarımızın,

emekli başbakanlarımızın, mevcut ana muhalefet partisi genel başkanının, emekli genelkurmay başkanı ve kuvvet komutanlarımızın, emekli MİT müsteşarlarımızın da oy,imza ve beyanat verme hakları olmak sızın gözetmenve danışman olarak katılmasını sağlayacak şekilde yeniden düzenlenecek dolayısıyla milletimizi ilgilendiren ana meselelerde MGK daha büyük, daha tecrübeli, daha aktif bir tavsiye kurumu haline getirilecek,

•Anayasa Mahkemesi ve HSYK milletimiz adına adalet için hukukun üstünlüğü anlayışıyla yeniden yapılandırılacak,

•Seçimlerde siyasi partilerin müracat süresi bitiminden sonra bağımsız aday olmak isteyenlere en az 1 hafta süre tanınarak bireyin örgütlü kurumlara karşı hakkaniyetle korunması sağlanacak,

•Yasama, yürütme ve yargı arasında erkler ayrılığı ilkesinin tam olarak uygulanabilmesi için bakanlar kanuni şartları taşıyan ehil kişiler arasından başkan tarafından ve TBMM dışından görevlendirilerek hükümet kurulacak, hükümet güvenoyu aldıktan sonra bakanlar TBMM üyesi sayılacaklardır,

•Türk Dünyası, Denizcilik, Madencilik, e-Devlet bakanlıkları kurulacak,

•Kültür ve Turizm Bakanlığı iki bölüme ayrılacak,

•Millî Savunma Bakanlığı’nın ismi Millî Güvenlik Bakanlığı olarak değiştirilecek, görev tanımlaması ve yetkileri yeniden düzenlenecek,

•Jandarma ve polis birleştirilerek iç güvenlik ve adli kolluk hizmetleri Millî Güvenlik Bakanlığına bağlı tek bir birim tarafından verilecek,

•İçişleri Bakanlığı valiler, kaymakamlar ve muhtarlar aracılığıyla görev yapacak,

•Belediye Başkanları kaldırılarak hizmetler kaymakamlıklar eliyle verilecek; Kent Konseyleri oluşturulacak, partizan uygulamalar ve yolsuzluklar ortadan kaldırılacak, belediyede çalışan tüm personele tamamen kamu personeli olacak Yerel seçimler ortadan kaldırılarak hiçbir belediye siyasi partilere çalışmayacak ve işine bakıp halka hizmet etmesi sağlanacak.ç

•Kamu İhale Kanunu (KİK) baştan başa değiştirilerek yazılı ve kapalı teklif usulüne son verilecek, bütün devlet ihalelerinin en az 5

kişilik bir heyet huzurunda açık arttırma veya açık eksiltme tarzında sözlü ve halkın izlemesine açık olması sağlanacak,

•Meslek mensuplarının üye olması mecburi tutulan bütün odalar kaldırılacak ve/veya odalara dernek statüsü verilerek üye olma mecburiyeti, odalardan belge alma mecburiyeti kaldırılacak,

•Sendikasız işçi çalıştırılması tamamen yasaklanacak, cezalar ağırlaştırılacak ve özenle denetlenecek,

•Uygun hazine arazileri acilen tarıma açılacak, çok özel istisnalar haricinde 10bin metrekareden aşağı tarım arazilerine tapu verilmeyerek küçük araziler birleştirilerek üretim alanlarının verimi arttırılacak…

*Üstte yer alan maddelerde ana hatlarıyla belirttiğimiz Türk’çe Millî Devlet Düzeni önerimizle ilgili bütün konular ve teknik detaylar ÜLKEM PARTİSİ, AR-GE çalışma dosyaları olarak milletimizin takdirine sunularak tartışılması suretiyle gelişmesi sağlanacaktır.

*6.4. Millî Güvenlik

Millet olarak Türkiye gibi coğrafi, jeopolitik ve jeo stratejik öneme sahip bir vatanda yaşamanın bedelini asırlardır biliyoruz. Bu nedenle millî güvenliğimize ayrı bir önem veriyoruz. Biz Millî Güvenlik dediğimiz zaman salt silahlı koruma anlamına gelen fiziki bir güvenlikten veya terörle mücadeleden değil kültürümüzü ve sosyal adaleti de esas alan topyekûn bir millî güvenlikten bahsettiğimiz anlaşılmalıdır.

Bizim diğer siyasi gruplardan ayrıldığımız ana noktalardan bir tanesinin de bu anlayış olduğunu özellikle belirtmemiz gerekir. Dili, millî ve manevi değerleri, kültürü, ekonomisi, gençliği güvende olmayan bir ülkenin geleceği kadar sınırlarının da güvende olamayacağını, huzur bulamayacağını biliyoruz. Bu anlayış çerçevesinde eğitimi, sağlığı, tarımı, gençliği ve ordusu ile bütünlük arz eden topyekûn bir millî güvenlik hamlesi yapacağımız anlaşılmalıdır. Bu topraklardahuzurlu yaşamamız kadarvarlığımızın devamı içinözel bir önem verdiğimiz ordumuz ise günün gereklerine göre; morali, teknolojik üstünlüğü ve gücü en üst düzeyde olacak şekilde yapılandırılacaktır. Millî uydu, uçak, helikopter, askeri araç, silah ve mühimmat sanayiimizin, sayılarını artırarak üretim fazlasını da ihraç eder hale getirilecektir. Millî güvenlik bizim ifade ettiğimiz gibi anlaşılıp gereği yapıldığı takdirde ülkemiz huzur bulacaktır.

*6.5. Terörle Mücadele

Vatana İhanet Kanunu yeniden tanzim edilecek, vatana ihanet suçunun sınırları yeniden tanımlanacaktır. İdam cezası kesinlikle geri getirilecektir. Milletimizin varlığına, birliğine, huzuruna, güvenliğine ve evlâtlarımızın canına kasteden örgüt mensupları cezalarını çekmiş olsalar dahi vatandaşlıktan çıkarılmak suretiyle sınır dışı edileceklerdir.

*6.6. Şehit Aileleri ve Gazilerimiz

Vatan hizmeti sırasında şehit olan evlâtlarımızın ailelerine, birinci derece yakınlarına ve gazilerimize bütün devlet hizmetlerinde öncelikler ve ayrıcalıklar tanınacaktır. Bu öncelikler ve ayrıcalıkların haricinde şehit ailelerimizin ve gazilerimizin her türlü ihtiyacı devlet eliyle karşılanacaktır. Şehitlik ve Gazilik tanımı kanunla yeniden yapılacak, devletimiz kendisi için canlarını ortaya koyan asil ve yiğit evlâtlarına, onların ailelerine bütün varlığıyla asla bitmeyecek olan vefâ borcunu ödemeye çalışacaktır. Kendileri birinci derece şehit yakını veya gazi olmadığı  halde aziz şehitlerimizin ve gazilerimizin şerefli mücadelesini istismar ederek onların üstünden çıkar sağlamaya çalışanlara ağırlaştırılmış cezalar verilecektir.

*6.7. Kamu Yönetimi

Devlet yönetiminde liyâkat, sadâkat ve ehliyet esasına göre bir yönetim ve yetkilendirme esasına inanıyoruz.

Mevcut personelin atamalarında olduğu kadar Kamu Personel Rejimi’nin yeniden yapılandırılmasında ve yeni işe alımlarda bu esasa göre hareket edilmeli, devlet yönetimi adil ve şeffaf olmalıdır.

Kamu harcamalarının düzeni ve kontrolü ise personel niteliği ve görevlendirmeleri kadar önemlidir. Kamu en büyük israfçı olmaktan

çıkarılıp sorumsuz mirasyedi devlet yerine düzenleyen ve üreten bir devlet yönetimi esas alınmalıdır.

Gereksiz bürokrasi yok edilerek hizmet ve çözüm üreten etkin ve verimli bir kamu yönetimi kurulacaktır.

*6.8. Yerel Yönetimler (Kent Konseyleri)

Belediye başkanları kaldırılarak belediyelerin tüm varlığı kaymakamlıklara aktarılarak müdür atamasıyla Yerel Yönetim anlayışı baştan sona değiştirilecek, sorun üreten, hantal ve tembel mahalli idareler yerine Kaymakamlıklar bünyesinde çözüm ve hizmet üreten bir idare anlayışı hakim kılınacaktır.

*6.9. Dış Politika

Milletler arasında daimi dostluktan veya daimi düşmanlıktan söz edilemez.“Tekmerkezli, çok yönlü”olarak ifade edebileceğimiz; bağımsızlığımız, millî onurumuz ve millî çıkarlarımız merkezli, tüm dünyaya açık, çok yönlü, onurlu, ilkeli ve millî bir dış politika anlayışını esas alıyoruz.

*6.10. Türk Birliği

Türk Dünyası söz konusu olduğunda duruma millî siyaset, millî fayda, aile içinde yardımlaşma olarak bakıyoruz. Bu nedenle Türk Dünyası, Türk Devlet ve Toplulukları ile olan ilişkilerimizi dış politika olarak değerlendirmiyoruz.

Türk Dünyası’nın birliğinde ilk adım olarak alfabe birliği ile başlayıp, dışişlerinde merkeze bağlı içişlerinde serbest bir yapı içinde kurulacak siyasal ve ekonomik bir birliğin, milletimiz lehine dünya dengelerini değiştireceğini öngörüyoruz.

İktidarımızda kurulması muhtemel siyasal ve ekonomik Türk Birliği’nin hayata geçirilmesinde uygulanacak politikalar için Türkiye dışında yaşayan kardeşlerimizle iletişimi, devletlerimizle uyumu ve koordinasyonu sağlayacak yetkide bir Türk Dünyası Bakanlığı kurulmasını gerekli görüyoruz.

*6.11. Anayasa ve Hukuk Sistemi

Devletimizin kuruluş felsefesi temelinde tarihimizden ders çıkararak; milleti önceleyen, milletimizin isteğine göre devletimizin temel niteliklerini belirleyen bir anayasa yapılması gerektiğine inanıyoruz. Çağın gereklerine uygun, milletimizin ihtiyaçlarına cevap verebilen, insan ve kültür yapımıza uygun demokratik bir anayasanın, ülkemizin mevcut sorunlarının çözümünde anahtar olacağını biliyoruz. Millî, demokratik ve çağdaş bir anayasa için öncelikle milletin seçtiği bir TBMM oluşması gerektiğine inanıyoruz. Bu nedenle lider sultasından kurtulmuş, milletimizin seçtiği temsilcilerden oluşan bir meclis bu anayasayı yapmalıdır. Biliyoruz ki mevcut Siyasi Partiler ve Seçim Kanunu ile yapılacak muhtemel bir anayasa da milletimizin derdine kalıcı bir çözüm olmayacaktır. Bu nedenle sadece anayasa tartışmaları sonuç vermeyecek anayasa başta olmak üzere topyekûn bir hukuk sistemi değişikliği ülkemize daha yararlı olacaktır.

*6.12. Hukukun Üstünlüğü

Hukukun üstünlüğü demokratik cumhuriyetin vazgeçilmez niteliğidir. Hukuk onu uygulayanlar dahil olmak üzere herkese gereklidir. Hak yerine gücü ve güçlüyü tutan bir hukuk sistemi adaleti temsil edemez. Adaleti temsil eden hukukun üstün olmadığı bir zeminde hiçbir kuvvetin üstünlüğünden söz edilemez. Hukukun üstün olmadığı yerde sadece kargaşa ve zulüm hakim olabilir. Bu nedenle hukukun üstünlüğünü mutlaka hakim kılacağız.

*6.13. Yargı Bağımsızlığı

Hukukun üstünlüğünü ve yargı bağımsızlığını sağlamak suretiyle adalet’in hakim kılınabilmesi için; yasalarımızın uygulayıcıları olan kadroların yasal ve ekonomik bağımsızlığı güvence altına alınacaktır. Yasa ve yargıç bağımsızlığının olmadığı bir zeminde adalet ve demokrasiden söz edilemez. Adaletin tecellisi için yargımız milletimizden, masumdan ve adaletten yana taraf; siyasal kuvvetler, baskı grupları ve suçlular karşısında bağımsız kılınacaktır.

*6.14. Lâiklik

Lâiklik; bireylerin din, vicdan ve ibadet hürriyetinin yasal güvencesidir.

Devlet; din ve vicdana müdahil olamaz, inançları yönetemez. Devlet’in yapması gereken inançları düzenlemek değil vatandaşlarının inançlarını özgürce ifade edebilmeleri ve ibadetlerini rahatça yapabilmeleri için gerekli yasal düzenlemeleri yapmaktır.

İnançlar, siyasete alet edilmemesi gereken bütün insanlığa ait manevi değerlerdir. Devlet yönetimi ve insanların kutsal inançları; lâiklik maskesi arkasına saklanarak din düşmanlığı yapanlar kadar din maskesi arkasına saklanarak devlet düşmanlığı yapanlara da bırakılamaz.

Lâiklik ilkesinin dindarlara ve topluma karşı bir baskı aracı olarak kullanılmasına izin verilemeyeceği kadar, inançların toplumda bir “ruhban sınıfı” oluşturmak için gruplaşma ve çıkar amaçlı kullanılmasına da göz yumulamaz.

Lâiklik ilkesi ve uygulamaları konusunda yapılacak küçük bir hata toplumlarda sosyal çatışmalar ve olumsuz sonuçlar doğurabilir. Ülkemiz bu konuda uzun yıllara dayalı büyük bir bedel ödemek zorunda bırakılmış bir acılarla dolu bir deneyime sahiptir. Bireyler kadar siyasi gruplar ve devlet yönetimleri de bu gerçeğin farkında olarak, sorumlulukla hareket etmelidir.

Her türlü tedbir ve iyi niyetle yapılacak yasal düzenlemelerin zaman içinde yetersiz kalması durumunda hizmet alan / hizmet veren ayrımı esas alınarak, devletten hizmet alanlar lehinde düzenlemeler yapılması öncelik kabul edilmeli bunun da yetersiz kalması durumunda referandum son çözüm aracı olarak değerlendirilmelidir.

*6.15. Siyasi Partiler ve Seçim Kanunları

Millî iradenin meclisimizde ve dolayısıyla ülkemizin yönetiminde tecelli edebilmesi için; siyasi parti üyeliklerini yasal güvence altına alan, lider sultasına ve siyasal diktatörlükler izin vermeyen bir siyasi partiler kanunu ve temsilcilerini milletimizin seçeceği dar bölgeli ve seçmen tercihli bir seçim sistemi mutlaka hayata geçirilmelidir.

Parti kuruluşları kolaylaştırılarak, parti üyeliklerinin yasal güvence altına alınması, partilerin aday belirleme sistemi, büyük kongre delege sayısına konulan sınırlamalar, partilere yapılan devlet yardımları gibi hususlar başta olmak üzere Siyasi partiler kanunu demokratik bir şekilde ve millet lehine acilen düzenlenecektir.

Seçim kanunu ise; seçmen sayısı oranında temsilci seçilmesi adaleti, dar bölge ve tercihli oy sistemi ve Türkiye Milletvekilliği başta olmak üzere millet iradesini meclise yansıtacak şekilde değiştirilerek milletimizden hile ile gasp edilen hakları milletimize iade edilecektir.

Biliyor ve inanıyoruz ki: Bu iki kanunda milletimiz lehine gerekli düzenlemeler yapılmadan yapılacak yeni bir anayasa dahil hiçbir yasal düzenleme milletimiz için avutma ve uyutma politikalarından başka hiç bir değer taşımayacak, faydalı bir sonuç üretmeyecektir.

Milletimizin hakkı ve geleceği adına Siyasi Partiler ve Seçim Kanunları demokrasiyi ve seçme-seçilme adaletini gerçekleştirecek şekilde milletimiz lehine değiştirilecektir.

*6.16. Kadın, Aile ve Çocuk

Milletimiz çocuğa, kadına ve aileye verdiği değerle diğer milletlerden ayrılan asil bir ayrıcalığa sahiptir. Gelişen iletişim şartlarında ekonomi, medya ve kültür baskısı ile bilinçli olarak hedef alınıp özellikle yıpratılan bu yapımız hassasiyetle korunacaktır. Türk toplumunun çekirdeği birey değil ailedir. Bu bilinç ve kararlılıkla kadınlarımıza, çocuklarımıza, aile yapımıza özel bir önem verilecek, bütün politikalarımız bu yapıyı koruyan-kollayan bir çizgide uygulanacaktır. Bünyesinde Psikolog, Pedagog, Sosyolog, Hukukçu bulunduran Aile Eğitim Merkezleri kurularak aile yapımız güçlendirilerek yaşaması sağlanacaktır. Her ailemiz periyodik aralıklarla bağlı bulundukları Aile Eğitim Merkezleri ile iletişim halinde bulunacaklar bu sayede ortaya çıkması muhtemel sorunlar ilk başlangıçta ve kaynağında yok edilecektir.

*6.17. Eğitim ve Öğretim

A-Öğretmenlerimiz ve Eğitim Çalışanlarımız

Öğretmenler, bütün meslek grupları içerisinde statü ve gelir olarak en saygın duruma getirilecektir. Öğretmenin sosyal statü ve ekonomik gelirindeki bu iyileşme, eğitim fakültelerini en çok tercih edilen bölümler yapacaktır. Öğretmen olmak zorlaşacak; ancak öğretmen olmayı başarabilenler daha donanımlı, üst düzey ifade yeteneğine sahip, özgüveni yüksek ve teknolojiye hâkim gençlerimiz olacaktır. Öğretmenlerimizin başarısı için olmazsa olmaz eğitim çalışanlarımız eğitim ordumuz öğretmenlerimizden ayrı değerlendirilmeyecek aynı hassasiyetle şartları iyileştirilerek eğitim ordumuza destekleri daha aktif hale getirilecektir.

B-Eğitim-Öğretim’de Fırsat Eşitliği

Devlet eliyle verilen Eğitim-Öğretim’de; hizmet kalitesi eşitliği ve fırsat eşitliği mutlaka sağlanacaktır.

C-Ana kucağı’ndan Ana okulu’na

Anasınıfı mecburi olacak, bu nedenle ilköğretim 9 yıl olacaktır. 6yaşına gelmiş tüm çocuklarımızın anasınıfına başlayabilmesi için ne kadar anasınıfına ihtiyaç varsa iktidara gelişimizin ilk yılında eğitim-öğretim yılının başında açılmış olacaktır. Buradaki asıl gaye ilköğretime hazırlanan çocuklarımızın aynı okulda bir sene önceden anasınıfını okuyarak okuluna en üst düzeyde uyum sağlamasıdır. Her ilköğretim okulunda öğrenci mevcuduna göre yeterli anasınıfları mutlaka olacaktır.

D-Öncü / Önce Eğitim Fakülteleri

Eğitim fakülteleri süratle ele alınarak üniversitelerdeki en kapsamlı ve donanımlı bölümler haline getirilecektir. Eğitim

fakültesinde

okuyan bir öğretmen adayı, branşı her ne olursa olsun bilgi ve iletişim teknolojilerine asgari düzeyde hâkim ve en az bir yabancı dili ileri

seviyede öğrenmeden mezun olamayacaktır.

E-Millî Eğitim Talim-Terbiye Edilecek

Millî Eğitim Bakanlığı, -özellikle Talim Terbiye Kurulu başta olmak üzere- öncelikli ve acil olarak talim-terbiyeye tabi tutulacak, bütün

öğretim programları ve müfredat günün şartlarına ve çağın ihtiyaçlarına göre yenilenecektir.

F-Devlet Öğrenciden Harç / Haraç Almayacak

Devlet eliyle verilen eğitimin normal süresinde, anasınıfından üniversiteye kadar hiçbir kademesinde, hiçbir isim altında para alınmayacaktır. Bu bağlamda kayıt ücreti, anaokulu-ilköğretim ve liselerde aidat, üniversitelerde harç adıyla alınan ücretler veliden ve öğrenciden istenmeyecektir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti, çocuklarının eğitim giderlerini karşılamaya muktedirdir.

G-Bilim – Eğitim Dünyasının Başkenti de Ankara

Bütün dünyanın imrenerek bakacağı, dünyanın en büyük üniversitesi, “TÜRKİYE Üniversitesi” adıyla Ankara’ya yapılacaktır.

Bu üniversite öğretim kalitesi, nüfusu, fiziki alanı, teknik ve sosyal imkânları, akademik başarıları ile bütün dünyada en başta gelecek, hem ülkemizin hem bütün insanlığın gurur kaynağı olacaktır. Böylece Başkentimiz Ankara, bilim dünyasının da başkenti olacaktır.

H-Liseler 3 Yıl

Liseler 3 yıl olacak, meslek liselerine işlerlik kazandırılacaktır. Mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarının meslek yüksek okulları ile program ve müfredat bütünlüğü, iş hayatı ile de amaç ve iletişim uyumu sağlanacaktır. Bütün öğrenciler lise eğitimi sonucunda kendi ilgi ve yetenekleri doğrultusunda seçecekleri bir alanda aldıkları eğitim ile kalfa düzeyinde diploma sahibi olarak mezun olacaklardır.

J-Bizim Çocuklar / Özel Çocuklar

Okul çağına gelen çocuklarımıza anasınıfından itibaren periyodik aralıklarla uzmanlarımız tarafından:

•Zekâ (IQ)

•Duygusal zekâ (EQ)

•Psikoloji

•Fiziki özellik testleri yapılacaktır. Çocuklarımızın yetenekleri ve özellikleri tespit edilerek bu çocuklarımıza; yeteneklerine, ilgi alanlarına, fiziksel özelliklerine uygun eğitim verilecektir. Bu çocuklarımızın bütün eğitim ve öğretimi özel uzmanlar tarafından yapılacak, ayrıca takip edileceği bir sistem oluşturulacaktır. Öğrencilerimiz, öğretmenlerimiz, uzmanlarımız ve aile işbirliği içinde öğrencilerimiz geleceğe hazırlanacaktır. Bu sistemle seçilmiş ve eğitilmiş özel yetenekli çocuklarımız; geleceğin öğretmenleri, sporcuları, bilim adamları ve yöneticileri olarak yetiştirilecek, milletimize daha yararlı olmalarının yolu açılacaktır.

K-Şampiyonlar Şampiyonu Türkiye

Spora özel bir önem verilecektir. Bütün illerde nüfus oranına göre en az 3 tane olmak üzere spor ilköğretim okulları açılacak, bu okullar bütün spor dallarının yapılabileceği donanıma ve alt yapıya sahip olacaktır. Sporun bütün branşlarında uzmanlaştırılarak yetiştirilmiş antrenör-öğretmenler eliyle ülke çapında bütün öğrenciler ilköğretim düzeyinde taranacak, sporun herhangi bir alanında yetenekli bulunan Türk çocukları spor ilköğretim okullarına alınacak, geleceğin şampiyon sporcuları yetiştirilecektir. Spor liseleri de yaygınlaştırılacaktır.

Önemli: Sporda antrenörlük yapan yıllarını spora veren vatandaşlarımıza özel çalışma yapılarak iyileştirme sağlanacak

L-KPSS Islah Edilecek

Kamu Personeli Seçme Sınavı ele alınarak ıslah edilecektir. KPSS sınavı Türkçe, Tarih, Genel kültür gibi ortak alanlar dışında tamamen mezun olunan branşı ölçen bir sınav olacaktır. Beden Eğitimi öğretmeni olmak isteyen bir öğretmen adayı matematik sorularıyla savaşmak zorunda kalmayacaktır. Mülakatlar yazı sınav içerisinde olacak ,hak yenilmeyecek.

M-YÖK, YOK Olacak

Akademik eğitimi kaosa dönüştürmekten başka hiçbir işlevi olamayan YÖK kesin ve kati olarak yok edilecektir. Bunun yerine Üniversitelerarası Koordinasyon Kurulu adıyla bir kurum tesis edilecek, bu kurulun bütün üyeleri üniversitelerden seçimle gelmiş akademisyenler olacaktır.

N-Rektörlerimiz Atanmayacak

Rektör seçimine siyasi otoritenin etkisi ve baskısı kaldırılacaktır. İlgili üniversitedeki bütün öğretim üyelerinin, akademisyenlerinin gizli oy açık tasnif esasıyla katıldığı seçim sonucunda en çok oyu alan tartışmasız rektör olacaktır. Bir üniversitede yüzlerce akademisyene oy kullandırıp sonrada en çok oyu alanı değil, bir başkasını rektör olarak atamak siyasi bir yaklaşım olduğu kadar despotça bir uygulamadır. Profesör olma hakkı ve yeterliliğini kazanmış olan bir öğretim üyesinin rektörlüğe uygun görülmemesi eğitim sistemimizin bir ayıbıdır.

O-DSM (Devlet Sınav Merkezi) Kurulacak

DSM adıyla doğrudan başbakanlığa bağlı bir kurum hızla tesis edilecektir. DSM ülke çapında yapılan bütün sınavları hazırlayıp,

yapabilecek bir kurum olacaktır. DSM dünya şartlarında bir kurum olup ülke gerçekleri ve eğitim sistemimize uygun sınavlar yapacaktır. DSM aynı zamanda yüksek güvenlikli bir merkez olacak, sınav sorularının dışarıya servis edildiği bir yapı tarihe gömülecektir. Son yıllarda yapılan bütün sınavlar incelenerek varsa kopya ve su istimaller açığa çıkarılacak, sorumluların yargılanarak cezalandırılması sağlanacaktır. Haksızlığa uğrayanlar varsa hakları teslim edilecektir.

P-Üniversite sınavı kalkacak

Üniversite sınav sistemi, ülkemiz ve eğitim sistemimizin şartları uygun olduğunda en kısa sürede tamamen kaldırılmak üzere ıslah

edilecek, geleceğimizin teminatı gençlerimizin geleceği 2 saatlik bir sınava bağlı olmaktan kurtarılacaktır.

R-Engel-siz Eğitim

Engelli evlatlarımızın eğitimi için ilköğretim okullarından üniversitelere kadar bütün eğitim kurumları süratle yeniden tasarlanacak, engelli çocuklarımızın hiçbir engelle karşılaşmadan eğitimlerini sürdürmeleri sağlanacaktır.

S-Yüksek Öğrenim

Harçsız, haraçsız ve sınavsız bir yükseköğrenim her gencimizin hakkıdır. Bu çerçevede YÖK ve üniversite sınavı aşamalı olarak kaldırılacak, üniversitelere giriş toplam başarı puanı ve yetenek değerlendirmeleri yanında üniversitelere ve branşlara özel yeni bir değerlendirmeye tabi tutulacaktır. Derslerinde başarılı öğrencilerimizden hiçbir isim adı altında maddi bir talepte bulunulmayacaktır. Yükseköğrenim bilime dayalı özgürleşecek, milletimize hizmet eder hale getirilecektir. Bizim yönetimimizde rektör atanmayacak, saygıdeğer öğretim üyelerimizin kararlarına saygılı davranılacaktır.

T-Ana Dil: Türk’çe

Eğitimin her kademesinde öğretim dili Türkçe olacak, ancak ilköğretim düzeyinden başlayarak en az bir yabancı dil öğretimine önem verilecektir. Ana sınıfı – ilköğretim – ortaöğretim - lise - üniversite öğrencileri ve bütün eğitim kadrolarımız Türkçemiz’in doğru, güzel ve etkili kullanımı için ayrıca eğitilecek, Türk dilinin inceliklerinin pekiştirilerek işleneceği hizmet içi eğitim programına tabi tutulacaktır.

*6.18. Gençlik

Sağlık, eğitim, meslek edindirme, çalışma hayatı, kültür, sanat, spor başta olmak üzere devletin bütün imkânları geleceğimizin teminatı gençlerimize hizmet eder şekilde yapılandırılacaktır. Her bireyimiz için çalışacak olmamıza rağmen yaşları ve konumları dolayısıyla özellikle gençlerimizin içki, kumar, uyuşturucu, ahlaksızlık gibi kötü alışkanlıklardan korunması için özel politikalar geliştirilecek, hassasiyetle ve süreklilikle uygulanacaktır. ‘Gençliği olmayanın geleceği olamaz’ gerçeği ışığında Gençliğe Hitâbe’de, Bursa Nutku’nda kendisine verilen önemin ve kendisine emanet edilen değerlerin farkında olan bilinçli, inançlı ve sağlıklı bir gençlik yetiştirmek ise asli görevimizdir.

*6.19. Kültür / Sanat

Milleti millet yapan, o milletin ortak değerleridir. Bu ortak değerlerin yaşatılması ve gelecek nesillere en saf, en güzel, en estetik haliyle ulaşmasının yegâne yolu kültür-sanattır. Binlerce yıllık birikime sahip milletimizin hasletlerine uygun bir kültür-sanat politikası ile

değerlerimize sahip çıkıldığı kadar bu değerleri bugün temsil edip yaşatarak geleceğe taşıyan elçilerimize de ayrıcalıklı davranılarak öncelikler sağlanacaktır. Uzun yıllardır bilinçli ve kasıtlı bir saldırıya tabi tutulan kültür değerlerimiz özellikle korunacak, bu korumada görev alan, destek veren, değerlerimizin yaşatılması ve korunması için emek veren, eser veren sanatçılarımız özellikle korunup- kollanacaktır. Kültür endüstrimiz kurulacak; kültür ihracı konusunda devlet eliyle çalışmalar yapılacağı gibi özel sektör tarafından yapılan çalışmalar da özenle desteklenecektir.

Okul öncesi aile içinde başlamak suretiyle çocuklarımızın güzel sanatlar dallarında eğitim alması sağlanacak, gençlerimiz ayr ıca teşvik edilecektir. Kültür / Sanat alanında Türk Dünyası’nı oluşturan kardeş devletlerimizle ortak bir politika uygulanması için hiçbir fedakârlıktan kaçınılmayacak, bu konuda hassasiyetle özel bir çaba gösterilecektir.

*6.20 Sağlık

Kaynakların etkili kullanımı ile sağlık hizmetlerinde yaygınlık sağlayarak hizmete hızlı ve kolay ulaşılabilirlik sağlanacakt ır. Sağlık hizmetlerinde sürat, süreklilik, etkinlik ve kalite öncelikli bir hizmet politikası izlenecektir. Sağlık; rakamlarla hesaplanamayacak özellikleri ve sonuçları sebebiyle ayrıcalıklı hizmet alanıdır. Bu nedenle uygulanacak politikalar da bu hassasiyet ve özenle uygulanacaktır.

Sağlıkalanındadünyaçapındaortayaçıkangelişmelertitizlikleizlenirkenüniversitelerimizaracılığıylabilimsel çalışmalar yapılabilmesi için mevcut şartlar iyileştirilirken yeni birimler de hayata geçirilecek, sağlık kadrolarımız sayı ve nitelik olarak güçlendirilecektir.

Sağlık, eğitim, kültür-sanat, doğa ve çevre politikalarımız insanımıza verdiğimiz önemin, gösterdiğimiz hassasiyetin zirvesi olacaktır.

*6.21. Spor

Spor, sağlıklı bir toplum için gerekli olduğu kadar günümüzde büyük kitlelerin ve dünya medyasının ilgisi nedeniyle bir kültür ve tanıtım aracı, bir endüstri haline gelmiştir. Bu nedenle spora hem sağlık, hem tanıtım,hem endüstri olarak ayrı ayrı önem verilecektir. Yurt

içinde amatör sporculara büyük imkânlar sunulacak, özel destekler sağlanacaktır. Sporun her alanında dünya şampiyonları yetiştirecek bir eğitim sistemi kurulacak, yetenekli gençlerimiz anaokulundan başlayarak seçilecek, özel bir eğitime tabi tutulacaktır. Dünya çapında başarılı olmaya aday sporcularımıza , dünya şampiyonu olan sporcularımıza ve emeği geçen antrenörlere devlet bütün imkânlarını seferber edecektir.

*6.22. Üretim ve Paylaşım (Toplumsal Fayda Ekonomisi)

Uygulayacağımız ekonomik sistemin özü ve adı ‘Toplumsal Fayda Ekonomisi’dir. Ekonomi alanında ne düzenleme yapılırsa yapılsın ekonomik politikaların sosyal yönü asla unutulmadan toplumsal fayda esas alınarak uygulamalar hayata geçirilecektir. Ekonomi sadece sayılarla ele alınmayacak, yapılacak uygulamalar sonucunda ortaya çıkacak toplum huzuru öncelikle gözetilecektir. Ana bakışaçımız: Milletimiz köle gibi çalışmak için yaşamaktan kurtarılmalı, yaşamak için çalışır hale getirilmelidir. Bunun yolu da insanı ve mutluluğunu esas alan Toplumsal Fayda Ekonomisi’dir.

İnsana ve emeğe saygısı olmayan, paylaşımda adaleti sağlayamayan ekonomik yaklaşımlar sosyal dengeyi bozarak çatışmalara sebep olan ana unsurlardan biridir. İnsanı yok ederek hiçbir ekonomik sistem var edilemez. İnsanı yok sayan, emeğini sömüren bir üretim ve ekonomi anlayışı kısa süre içinde maliyetleri düşük, üretimi ve kâr oranı yüksek gözükse de ilerleyen zaman içinde elde edilen üretim ve kâr toplumda meydana çıkacak sosyal patlamaların sonuçları ve maliyeti konusunda yetersiz kalacaktır. Dünya tarihi çıkar gruplarının acımasız baskıları sonucu oluşan bu sosyal patlamalarla doludur.

Sonuç: Her alanda üretim ve ihracat teşvik edilecek, devlet eliyle desteklenecektir. Üretime verilen açık destek kadar paylaşımın adil olması sağlanacaktır. Gelirlerin tek merkezde toplanması ve harcamaların aynı merkezden yapılması suretiyle kontrol sağlanacak, yeniden yapılanma politikamızla devlet en büyük israfçı tüketici olmaktan acilen çıkarılacaktır. Dolaylı vergiler yerine ana kaynaktan alınan doğrudan vergilerden gelir elde edilerek adalet sağlanacaktır. Vergi oranları adaletli ve ödenebilir oranlara çekilerek denetimler arttırılmak suretiyle ekonomi kayıt altına alınacak, vergi kayıp ve kaçakları önlenecektir. Üretimde birlik, paylaşımda adalet tesis edilerek gelirin tabana yayılması sağlanacaktır. Millî değeri ve/veya stratejik önemi bulunan ürün ve sektörlerin korunması haricinde şartlar ne olursa olsun hiçbir kişi, grup veya zümrenin çıkarları toplum çıkarlarının üstüne konulmayacak, bütün ekonomik karar ve uygulamalarda toplumsal fayda esa salınacaktır.

*6.23. Dış Ticaret

Dünya; hammaddesi, enerjisi, üretim kaynakları, markalaşmış ürünleri, özellikli ürünleri, rekabet edebilecek ürünleri olan ülkelerin/şirketlerin hakim olduğu bir ticaret düzenindedir. Bu şartlar altında üreten ve üretim fazlasını dış ülkelere satabilen ülkeler avantajlı duruma geçmekte, güç ve yaptırım sahibi olmaktadırlar. Bu nedenle dış ticarete ayrı bir önem atfediyoruz. İhracatımızın arttırılması için ihracatçılarımıza; eğitim, üretim ve Ar-Ge desteği, pazar desteği sağlanacak, kur farkları, faiz baskısı altında kalmamaları garanti altına alınacaktır. İhracat toplamımızın ithalat toplamımızdan kat kat fazla olması için gereken yasal düzenlemeler hassasiyet ve öncelikle hayata geçirilecektir. Gelecek zaman dilimi içinde milletler; marka değeri olan ürünleri ve bu markalara sahip şirketleri kadar güçlü olacaklardır. Dış ticaret bu bilinçle millî bir mesele olarak ele alınarak değerlendirilecektir. İthalât rejimimiz ise; ihtiyaç durumu önceliği, ürün kalitesi ve nitelikleri, vergi oranları yanında ürünlerin üzerinde bulunan dil dahil olmak üzere yeniden değerlendirmeye tabi tutularak baştan sona yenilenecektir.

*6.24. Sanayii

Sanayii; üretimin, istihdamın ve uluslararası rekabetin en önemli unsurlarından birisidir. Dışa bağımlılıktan kurtulmuş, bağımsız bir ülke için millî bir sanayii olmazsa olmaz bir şarttır. Markalaşmış kaliteli ürünler üreten, ihraç eden bir sanayii sistemi ve özel sanayii bölgeleri kurulacaktır. Sanayii endüstrimiz en başta eğitimle, vergi sistemiyle ,enerji, makine, hammadde gibi üretim girdilerinin maliyetleri düşürülmek suretiyle, kredi ucuzluğu ve kolaylığıyla desteklenerek müteşebbisimizin yolu açılacaktır. Devletimiz her alanda olduğu gibi üretimin her aşamasında her ekonomik şartta sanayicimizi destekleyecektir.

Dünya çapında markalarımızın oluşabilmesi için çalışan ve üreten sanayicimiz devletinin gücünü ve koruyucu varlığını her an yanında

hissedecektir. 12

*6.25. Çalışma Hayatı ve Sosyal Güvenlik

Çalışmak her insanımızın hakkı ve vatandaşlık görevidir. İnsanımızın çalışıp üretere kinsan onuruna uygun bir yaşam sürebilmesi için gerekli devlet düzenini kurmak, yasal düzenlemeleri yapmak görevimizdir. Çalışan insanımızın iş güvencesi, ücret güvencesi, ç alışma şartları, işsizlik sigortası güvencesi, sağlık güvencesi yanında çalışanlarımızın grev, toplu sözleşme, siyasete ve yönetime katılma, sendikalaşma gibi hakları kanuni güvence altında olmak şartıyla çalışan lehine yeniden düzenlenecek; uygulamada ortaya çıkan aksaklıklar düzeltilecektir. Bu kapsamda yurt dışında çalışan vatandaşlarımızın haklarının korunması için ilgili ülkelerle özel düzenlemeler yapılacaktır.

Çalışana, üretene, emeğe saygısı olmayan bir yönetim anlayışının insanımıza saygılı olması, ülkemizin dertlerinedermanolması mümkün değildir. Açlık ve yoksulluk sınırı altında bir asgari ücret anlayışına mutlaka son verilecektir. İşsiz sayısı, işsizlik oranı bir ülkenin utancıdır. Devletimiz nüfusumuzun ihtiyacına göre mevcut istihdam alanlarında çalışan sayısını arttırmanın yanında yeni istihdam alanlarının açılmasında ya işveren olacak ya da öncülük edecektir. İşsizlik sigortası son çare ve sadece bir sosyal güvence olarak kaldığı sürece çalışma hayatının başarısından söz edilebilir. Bizim yönetimimizde; ülkesi için çalışan, üreten, emek veren insanımıza ayrıcalıklı davranılacak, hakları iyileştirilecek, güvencesi arttırılacaktır. Çalışan insanımız hak ettiği saygıyı, beklediği ilgiyi mutlaka görecektir.

*6.26. Esnaf ve Sanatkârlarımız

Günlük yaşamımızın, ticaret sektörümüzün ve kültürümüzün vazgeçilmez birer parçası olan esnaf ve sanatkârlarımız büyük şirketlere karşı korunacak; eğitim, vergi, kredi destekleriyle desteklenecektir. Çıkarılacak yeni yasalarda kendilerini ilgilendiren konularda esnaf ve sanatkârlarımızın kuruluşlarıyla fikir birliği içinde düzenlemeler yapılacaktır.

*6.27. Vergi Sistemi

Vergi kalemleri ve dolaylı vergiler azaltılacak, vergi tabana yayılarak adalet sağlanacaktır. Vergi politikaları devletimize gelir temin etmenin yanında sosyal dengenin oluşumunda taşıdığı önem dikkate alınarak baştan sona yeniden düzenlenecektir. Dolaylı vergilerin çokluğu ve yüksekliği sebebiyle bozulan sosyal denge ve gelir dağılımı doğrudan vergilerin arttırılması ve oranlarının ödenebilir seviyeye düşürülmesiyle yeniden düzenlenecektir. Vergiler oran ve çeşit olarak yeniden düzenlendikten sonra vergi denetimleri için daha hassas ve daha sağlıklı etkin metotlar uygulanarak kayıt dışı ekonomi ve haksız kazanç sona erdirilecektir. Vergiler; ödenebilir ve adil olacaktır. Bu adalet sağlandıktan sonra vergi ahlâkı ve cezalar konusunda özel çalışmalar yapılacaktır.

*6.28. Bankacılık – Finans – Döviz – Borsa – Faiz

Devleti kullanarak, devletin sırtında yaşayan bir bankacılık sistemine asla izin verilmeyecektir. Banka olarak milletimizin de faydalanabileceği; devlet gelirlerinin toplandığı, devlet harcamalarının yapıldığı bir “Devlet Bankası” kurulacaktır. Bankacılık ve finans piyasalarımızvasıtasıylamilletimizuluslararasıaktörlerinçıkaramaçlı kurmaca hareketlerine karşı korunacak, banka, finans, döviz, borsa oyunlarıyla milletimizin birikimlerinin sömürülmesine, heba edilmesine asla izin verilmeyecektir. Enflasyon ve faiz ekonomiyi yok eden hastalıklardır. Ekonomimiz bankacılık, finans, döviz, borsa oyunlarına karşı dirençli hale getirilirken enflasyon ve faiz oranları üzerinden soyulmasına da izin verilmeyecektir.

*6.29. Gelir Dağılımı

Gelir dağılımı adaletsizliği ülkemizin en ciddi sıkıntılarından biridir. Sosyal çatışmalara sebep olan gelir grupları arasındaki uçurumun yok edilmesi, gelirin tabana yayılması konusunda hassas çalışmalar tavizsiz uygulamalar yapılacaktır. Vergi oranlarından başlamak suretiyle düzenlemeler yapılacak, dolaylı vergiler yerine kaynaktan doğrudan vergilendirme yoluyla, özel destekler ve teşvikler yoluyla gelir dağılımı mutlaka adil bir hale getirilecektir. Vatandaşlarına yoksulluk sınırı limitleri altında asgari ücret layık görebilen devlet anlayışına mutlaka son verilecektir. Alt gelir gruplarında yer alan vatandaşlarımız lehine ayrıcalıklar sağlanarak gelir dağılımı dengesi yanında sosyal adalet tesis edilerek toplumsal barış sağlanacaktır.

*6.30. Özelleştirme

Devlet millî anlamda stratejik önem taşımayan üretim alanlarından kesinlikle çekilecektir. Bu çekilme sırasında yapılacak özelleştirmeler millî çıkarlarımızı koruyan, devlet malını yetim hakkı çerçevesinde sahiplenerek değerine özel sektöre devreden şeffaf bir anlayışla yapılacaktır. Bizden önce yaşanan özelleştirme sürecinde elden çıkarılan sektörlerimizden iletişim gibi stratejik önem taşıyan kuruluşlar milletimize tekrar kazandırılarak çok daha sağlıklı çalışabilmeleri için gerekli yasal düzenlemeler hızla ve öncelikle yapılacaktır.

*6.31. Tarım ve Hayvancılık

Tarım üretimin temelidir, toprak ise yaşamın temeli… Tarım ve hayvancılık alanında üretimi ve kaliteyi arttıracak, köyden büyükşehirlere göçü önleyecek, tarımsal girdi maliyetlerini azaltacak, üreticimizin dış pazarlara açılmasını ve rekabet edebilmesini sağlayacak düzenlemeler yapılacaktır.

Tarım ve hayvancılık alanında üretimin ve kalitenin artması için özel bölgeler oluşturulacak; eğitime öncelik verilerek üniversitelerimizle üreticilerimizin el ele, doğrudan üretime katılması sağlanacaktır. Organik ürünlerin büyük önem kazandığı günümüzde ülkemiz toprak olarak organik ürün üretiminde liderlik yapabilecek bir yapıya sahiptir. İnsanımızın sağlığı kadar ihracat ve ekonomik kazanç anlamında organik üretim teşvik edilecek, üreticimize bu konuda eğitim ve üretim desteği verilecektir.

Yıllardır sürdürülen yanlış ve kasıtlı politikalar sonucu işsizliğe mahkum edilen veya uygulanan çalışma düzeni içinde yeterli verim alınamayan ziraat mühendislerimiz ve veteriner hekimlerimiz hızla üretime dahil edilerek bilgi ve birikimleri ülke ekonomisine kazandırılacaktır. Ziraat mühendislerimiz ve veteriner hekimlerimizin daha aktif şekilde üretime katılması için yasal düzenlemeler yapılacak her üretim bölgemizde yerleşik ziraat mühendislerimiz ve veteriner hekimlerimiz istihdam edilecektir.

Tohum, ilaç, gübre, ziraai alet, damızlık, miras hukukunun tanzimi yoluyla toprakların kullanılamaz derecede bölünmesinin engellenmesi, bölgesel ve sektörel farklılıklar göz önüne alınarak tarım ve hayvancılık konusunda gereken hassasiyetin özenle gösterilmesiyle üretimin ve kalitenin arttırılması yanında üreticilerimizin sosyal güvencesi sağlanacak, devlet bütün varlığıyla üreticilerimizin yanında olacaktır. İncir, fındık gibi dünya genelinde güçlü olduğumuz öncelikli sektörler için özel düzenlemeler yapılacaktır. Tarım ve hayvancılıkla ilgili politikalar belirlenirken önümüzdeki yüzyılın enerji kadar tarım, hayvancılık, tohum ve su açısından taşıdığı stratejik değer kesinlikle öncelikli ve belirleyici olacaktır.

Bu hassasiyetle tarım ve hayvancılıkta organik yerli tohum ve yerli damızlık için teşvik edici ve destekleyici olmakla birlikte gerekirse zorlayıcı özel politikalar uygulanacaktır. Bütün bu düzenlemeler sonucunda gıdalarımızın sağlığı, kalitesi ve güvenliği için özel hassasiyet gösterilerek toplum sağlığı korunacaktır.

*6.32. Enerji

İnsanın yaşayabilmesi için hava, gıda ve su; gelişebilmesi ve milletler camiasında söz sahibi olabilmesi için ise enerji olmazsa olmaz bir gerekliliktir. Çağımız enerji, bilgi ve iletişim çağıdır. Gelecek asırlar da bu temeller üzerine bina edilecektir.

Dünyamızda asırlardır kullanılan bilindik enerji kaynakları hızla tükenirken insanlığın enerji tüketimi ise çok daha büyük oranlarda artmaktadır. Milletler yeni enerji kaynakları bulamaz ve kendilerine yetecek enerjiyi üretemezlerse; enerji ihtiyaçlarını karşılamak için boyun eğmekten, dışa bağımlılıktan, emir almaktan ve sömürülmekten kurtulamazlar. Bu nedenle üretemediğimiz petrole ve doğalgaza dayalı enerji tüketimi acilen sona erdirilerek yerine elektiriğe dayalı bir enerji tüketim modeli getirilmelidir. Elektrik üretimi için ise yenilenebilir enerji kaynakları en verimli haliyle değerlendirilecek; güneşten, rüzgârdan, sularımızdan, yer altı kaynaklarımızdan en üst düzeyde yararlanılacak ve son çare olarak gerekirse nükleer santraller kurarak bağımsız enerji üretim politikası hayata geçirilecektir.

Milletimizin bağımsızlığı ve geleceği için hayati önem taşıyan enerji politikası millî güvenlik açısından da bir baskı ve tehdit unsuru olması nedeniyle öncelikli olarak çözüme kavuşturulmalıdır. Enerjisini dışarıdan alan ve borçlanan milletlerin bağımsızlığından ve ekonomik refahından söz edilemez. O halde: “Enerjimizi kendimiz üreteceğiz.”

*6.33. Denizcilik

Üç yanı denizlerle çevrili ülkemizde yıllardır ihmal edilen denizcilik için özel bir bakanlık kurularak bu konuda birinci dereceden ilgili ve daha aktif çalışmalar yapılacaktır. Denizlerimizden; yolcu ve yük taşınmasında, deniz ürünleri elde edilmesi ve balıkçılık konusunda ayrıca turizm sektöründe en verimli şekilde yararlanılması için devlet eliyle eğitimler verilmesi, yatırımlar yapılması yanında özel sektörün bu alana yatırım yapması için teşvik ve destek sağlanacaktır. Denizlerimizin doğal yaşam alanları olarak korunmasına ayrı bir hassasiyet gösterilecektir.

*6.34. Madencilik

Yeraltı ve yerüstü kaynaklarında büyük bir zenginliğe sahip olan ülkemizde madencilik için özel bir bakanlık kurularak madenlerimizin en verimli şekilde kullanılması ve ülke ekonomisine en üst düzeyde katkıda bulunması sağlanacaktır.

Madenlerimizin hammadde olarak ihraç edildiği sektörlerde söz konusu madenlerimizin hammadde olarak ihracı yerine sanayiimizle ortak çalışmalar sonucu bu madenlerimizin ürün olarak ihracı için özel çalışmalar yapılacaktır. Gelecek nesillerimizin de madenlerimizden en üst verimde faydalanabilmesi için madenlerimizin en verimli şekilde kullanılmasına yönelik özel düzenlemelerle

madenlerimiz koruma altına alınacaktır.

*6.35. Turizm

Coğrafi yapısı, doğal güzellikleri ve tarihi varlığı ile büyük bir zenginliğe sahip olan ülkemizde turizme özel bir önem verilecektir. Turizm; gelirleri kadar tanıtıma dayalı üstünlüğü sebebiyle özenle desteklenecek, teşvik edilecektir. Bu nedenle turizm bölgeleri özel bölgeler ilan edilerek bu bölgelerde yapılacak turizm yatırımları özellikle teşvik edilirken başka sektörlerin turizm bölgelerini işgal etmeleri, doğayı ve çevreyi bozmaları engellenecektir.

*6.36. Ulaşım

Coğrafi yapımıza, nüfusumuza ve ihtiyaçlarımıza uygun; teknolojinin bütün imkânlarından faydalanarak modern, sağlıklı bir ulaşım sağlanabilmesi ana hedefimizdir. Bu ölçü dahilinde havayollarımız çok daha kolay ulaşılabilir ve ucuz bir hale getirilecektir. Karayollarımız ithâl asfalt yerine daha sağlıklı ve dayanıklı olan yerli üretimimiz beton ve yerli katkı maddeleri kullanılarak geliştirilecektir. Denizcilik Bakanlığı ile uyum içinde denizyolları aracılığı ile insan ve yük taşınması konusunda özel çalışmalarla araç filomuz ve hizmet kalitemiz arttırılarak özel sektörün bu alana yatırım yapması teşvik edilecek, desteklenecektir.

Karayollarımızın yükünü azaltmak, daha hızlı, daha güvenli ve daha ucuz bir ulaşım ağı oluşturmak için demiryollarımıza ayrıcalıklı davranılacak, yurt genelinde demiryolu seferberliği başlatılacaktır. Büyükşehirlerimiz başta olmak üzere nüfusun belirli bir sayının üzerinde olduğu bütün yerleşim yerlerimizde metro mecburi hale getirilerek, yatırım gücü eksik olan yerel yönetimlere metro konusunda özel destek sağlanarak gerekli yatırımlar ya merkezi hükümet tarafından yapılacak yada şartlarda toplum lehine anlaşılması halinde özel sektör eliyle metroların yapılıp, işletilmesi sağlanacaktır.

*6.37. Kentleşme

Kentleşme ve yerleşim esasları tarım, turizm ve sanayii alanları korunarak yeniden belirlenecek, göç alan büyükşehirler için acil ve

ayrıcalıklı planlar uygulanacaktır.

Büyükşehirlerimizde büyük sıkıntılara sebep olan göç ve yerleşim kontrol altına alınacak, ulaşım ve trafik için hızlı çözümler üretilecektir. İçinden çıkılmaz görünen yerleşim sorunları ise yeniden yapılandırma / yeniden yerleşim politikaları ile vatandaşlarımız lehine çözülecektir.

Nüfus baskısı, yerleşim alanı darlığı, ulaşım ve trafik sıkıntısı yaşanan illerimizde yerinde çözümlerle yaşam kolaylaştırılmaya çalışılırken diğer yandan da şartları uygun olanlar ve istekli olanlar başka bölgelerde yeni açılacak iş-üretim-yaşam alanlarına yönlendirilerek sıkışan kentlerimizin rahatlatılmasına çalışılacaktır.

*6.38. Doğa ve Çevre

Teknolojik gelişmeler, nüfus artışı, eğitimsizlik ve sorumsuz davranışlar nedeniyle doğamız tehdit altındadır. Bu nedenle doğayı ve çevreyi sadece korumayacağız, geliştireceğiz. Anaokulundan itibaren insanımıza önce eğitim yoluyla doğa-çevre bilinci vererek başlayacağız. Sonrasında doğaya zararlı atıkların yok edilmesi, zararlı gazların salınımı hakkında yapılacak tavizsiz düzenlemelerle ve son çare olarak doğa ve çevreye verilen zararlar konusunda uygulanacak cezaları yeniden düzenleyerek doğamızı ve çevremizi korumaya, geliştirmeye kararlıyız. Doğa bize bir önceki nesillerden kalma bir miras değil, gelecek nesiller için bizde bulunan bir emanettir. Bütün canlıları ile iç içe geçmiş, ayrılmaz bir bütün olan doğal dengenin korunmasını ve geliştirilmesini ülkemize olduğu kadar bütün insanlığa karşı bir görev kabul ediyoruz.

Ülkemizin doğal yapısı sebebiyle ağaçlandırma ve erozyonla mücadelede yapılacak uygulamalar için bakanlıklar arasında koordinasyon

sağlayacak özel bir birim kurulup, yetkilendirilecektir.

*6.39. Hayvan Hakları

Biz bütün canlılara ‘varlığımızı tehdit etmedikleri-zarar vermedikleri sürece’ kutsal birer emanet olarak bakan bir anlayışın temsilcileriyiz. Biz; doğasına ve hayvanlarına özen göstermeyen; çiçeğini, böceğini sevmeyen, koruyup-kollamayan bir yaşam anlayışını eksik ve hastalıklı bir anlayış olarak görüyoruz. Doğal hayatın devamı için vazgeçilmez canlılar olan hayvanlara gereken önemin verilmesi, doğal yaşam alanlarının korunup-geliştirilmesi, genleriyle oynanmadan varlıklarının ve soylarının devamı, bedenlerine zulmedilmemesi başta olmak üzere hayvan hakları konusunda gereken yasal düzenlemeler yapılacaktır.

*6.40. STK – Sivil Toplum Kuruluşları

Çağdaş yaşamın olmazsa olmazı durumuna gelen sivil toplum kuruluşlarının kuruluşu kolaylaştırılacak, sayısının ve işlevlerini n artması, yönetime daha aktif şekilde katılması sağlanacaktır. Devlet yönetiminin her alanında ilgili bağımsız sivil toplum kuruluşlarından gelen istek ve öneriler ciddiyetle ele alınıp değerlendirilecektir. Her vatandaşımızın en az bir sivil toplum kuruluşunda üye olması teşvik edilecek, sosyal sorumluluk taşıyan sivil toplum kuruluşları kendilerine tanınan ayrıcalıklarla desteklenecektir.

*6.41. Tüketici Hakları

Üretim-tüketim dengesinin oluşumunda üretim sürecinde üreticinin desteklenmesi kadar tüketici haklarının korunması ve yasal güvence altına alınması aynı derece de önemlidir. Bu nedenle ülkemizde çıkarılmış olan tüketici haklarıyla ilgili yasaların eksiklikleri giderilecek ve Tüketici Mahkemeleri’nin ihtisas mahkemeleri daha hızlı ve sağlıklı hizmet verebilmesi için kadroları geliştirilerek, çalışma esasları yeniden düzenlenecektir.

Tüketici haklarının korunması, geliştirilmesi ve iyileştirilmesi konusunda bu alanda faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarının istek ve önerilerine öncelik tanınacaktır.

*6.42. İletişim / Medya ve Basın Özgürlüğü

İletişim, medya ve basın özgürlüğü; insan hakları kapsamında bireysel özgürlükler olduğu kadar önemli bir demokrasi ölçüsüdür. İletişim özgürlüğü ve bilgi alma hakkı enüst düzeyde saygı görecek bu nedenle iletişim ve basın özgürlüğü önündeki bütün engeller kaldırılacaktır.

*6.43. Bilim, Gelişim ve Teknoloji

Her alanda çağı yakalamak ve geleceğimizi şekillendirmek için bilimin ve teknolojinin bütün imkânlarından yararlanmanın yanında;

•TÜBİTAK yapılacak yasal düzenlemelerle ve sağlanacak yeni imkânlarla daha aktif bir konuma getirilerek, nano teknoloji ve genetik konusunda araştırmalar yapması teşvik edilecek,

•Tamamı yerli bir telefon ve bilgisayarla birlikte Türk adıyla yerli ve millî bir bilgisayar işletim sistemi hazırlanacak,

•Göktürk adıyla oluşturulacak bir uzay araştırmaları merkezine bağlı olarak; uzay mekiği, uydu, uçak ve helikopter fabrikaları, millî silah sanayii kurulacaktır.

Bunların yanında üniversitelerimizin bilimsel araştırmaları teşvik edilecek ve desteklenecektir. Zaman içinde bilim ve teknoloji alanında dünyada ortaya çıkması muhtemel bütün gelişmeler hassasiyetle yakından izlenecek, ülkemizin bilim ve teknolojinin her alanında lider ülke olması sağlanacaktır.

*SONSÖZ

Partimizin bakış açısını, kuruluş gerekçelerini, genel konular hakkında çok teknik detaylara girmeden genel bakışımızı ifade eden bu program 2018 yılı eylül/ekim aylarında milletimizin, ülkemizin ve dünyamızın içinde bulunduğu şartlarda

hazırlanmıştır.

Konular hakkında ortaya koyduğumuz genel bakış açısı dahilinde hazırladığımız projeler, detaylı çözüm önerilerimiz ve bunların uygulama detayları zaman içinde partimizin Ar-Ge çalışma dosyaları halinde devamlı geliştirilerek ve güncellenerek milletimize arz edilecektir.

Zaman içinde bilimde, teknolojide, yasalarımızda, ülkemizde ve dünyamızda meydana gelmesi muhtemel gelişmeler

sonucu parti programımızın eksik kalması durumunda; ortaya çıkan yeni durum dava arkadaşlarımız tarafından değerlendirilerek eksiklerimiz varsa Genel Merkezimiz tarafından hızla tamamlanarak partimizin en yetkili organı olan Büyük Kurultay’ımızın takdirine sunulacaktır. Mensubu bulunmaktan ve hizmetine talip olmaktan gurur duyduğumuz aziz milletimize saygılarımızla arz ederiz. 

 

ÜLKEM PARTİSİ